Dna Testi Nedir ? Hangi Alanlarda Kullanılır ?


1953 yılında mikroskobun altında hücre yapısını deşifre ederken DNA'yı belirleyen J.D.Watson ve F.H.C. Crick adlı biyologlar 20'inci yüzyılın en büyük keşiflerinden birine imza attıklarını bilmiyorlardı.

Bugün DNA genetik biliminin başrol oyuncusu. Adli tıpta parmak izinin yerini almış durumda. DNA testi en çok babanın belirlenmesi, kimlik teşhisi ve suçluların yakalanmasında uygulanıyor. DNA testi sayesinde yıllarca önce ölmüş kişileri teşhis etmek ya da yıllanmış bir cinayeti aydınlatmak bile mümkün.

İNGİLTERE'DE BAŞLADI


1984 yılında Leicester Üniversitesi genetik bilimcilerinden Prof Alec Jeffrey, DNA'nın tıpkı süpermarketlerde ürünlerin üzerine yapıştırılan barkotlar gibi filmler üzerinde görüntülenebileceğini ispatladı. İlk başlarda babanın tayin edilmesi için kullanılmaya başlanan DNA analizine daha sonra cinayet ve tecavüz davalarında suçlunun bulunması için başvuruldu.

İngiltere'de ilk kez DNA testi 1988 yılında mahkemede tek başına delil olarak kabul edildi. Leicestershire bölgesinde 15 yaşındaki iki genç kız tecavüz edilip öldürüldü. Kızların adı Lynda Mann ve Dawn Ashworth'du. Civar üç köyde yaşayan, yaşları 13 ile 30 arasında değişen beş bin erkekten gönüllü olarak DNA testi yaptırmaları istendi. Sadece iki kişi reddetti.

Bunlardan biri iki çocuk babası, fırıncı Colin Pitchfork'du. Bir arkadaşını kendi yerine kan vermeye zorlayan fırıncı kuşku çekti. DNA analizi sonucunda, fırıncı 1988 yılında cinayet suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

DNA testi İngiltere'de hızla yaygınlaştı. 1995'in nisan ayından itibaren yeni bir uygulama başlatıldı. Bundan böyle suçluların parmak izleri, profilden ve cepheden alınmış vesikalık fotoğraflarıyla, genetik kodları sayılan DNA filmleri de fişlenmeye başlandı. O zamandan bu yana Ulusal DNA Bankası'nın arşivlerinde 18 bin suçlunun DNA'sı fişlendi.

İngiltere'de karakola düşen her şüphelinin yanağının iç kısmından alınan kana DNA testi uygulanıyor. Eğer şüpheli aklanırsa DNA analizi imha ediliyor, aksi halde DNA, ulusal bankada fişleniyor. İlk kez 11 Ağustos 1995 tarihinde bir soyguna karışan suçlu olay yerinde bulunan kanının ulusal bankadaki datalarla karşılaştırılması sonucunda yakayı ele verdi.

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) DNA testini 1980'li yılların sonundan itibaren uygulamaya başladı ve mahkeme 1987 yılından itibaren delil olarak kabul etti. ABD'de ilk kez 1994 yılında DNA testine dayanılarak bir mahkum idam edildi.

Timothy Wilson Spencer, soygun suçundan hapis yatmış ve salıverilmişti. Spencer'ın serbest kalmasından sonra Arlington'da bir kadın öldürüldü. Kadının adı Caroly Hamm'dı. Kurban yalnız yaşayan bir avukattı. Katil, tecavüz ettiği kurbanını boğarak öldürmüş, çırılçıplak cesedini başaşağı garajın girişine asmıştı. Cesedin üzerinde bulunan spermlerden katilin mastürbasyon yapıp cansız vücudun üzerine boşaldığı anlaşılıyordu.

1988 yılında, bu kez Virginia'da, 90 günde üç kadın aynı şekilde katledildi. Katil yine yalnız yaşayan kadınları hedef alıyordu. Tecavüz ettikten sonra boğarak öldürüyordu. Kadınlardan alınan sperm örneklerine yapılan DNA testi sonucu dördünün de aynı kişi tarafından öldürüldüğü anlaşıldı. Şüpheliler arasında yer alan Spencer yakalandığında son ana kadar masum olduğunu iddia etti. Ancak DNA testi Spencer'ı yalanlıyordu.

Sonuçta Spencer, ABD'de DNA testine dayanılarak elektrikli sandalyeye oturtulan ilk mahkum oldu.

SİMPSON DAVASI

DNA'nın adli tıp literatürüne iyice yerleşmesi O.J.Simpson davasıyla oldu. DNA serüveninde Simpson davası, en önemli kilometre taşlarından biri sayılır.

Bir zamanların futbol ve sinema yıldızı siyahi O.J.Simpson, ‘Asrın Davası’nın tek sanığıydı. Ayrı yaşadığı karısı Nicole ve onun erkek arkadışını vahşi bir şekilde katletmekle suçlanıyordu. Cinayet mahallinde belirlenen kan izlerine uygulanan DNA testi Simpson'ın da olay yerinde bulunduğunu gösteriyordu.

Ancak savunma makamı, DNA alınışıyla ilgili şüphe yaratarak jürinin kafasını karıştırdı. Çoğunluğu siyahlardan oluşan jüri Simpson'ı DNA testlerine dayanarak ‘suçlu’ ilan etme cesaretini gösteremedi. Etkili bir savunma ve siyah-beyaz öfkenin patlak vermesinden korkan jüri, ‘delil yetersizliğinden’ Simpson'ı beraat ettirdi. Simpson, DNA testine rağmen aklanan ilk mahkum oldu.

18 yıl boyunca ABD'yi gönderdiği bombalı mektuplarla terörize eden nam-ı diğer ‘Unabomber’ (Bombacı) New York Times ve Washington Post gazetelerinde ‘manifestosu’nun yayınlanmasını istemeseydi yakayı ele vermeyecekti. Gazeteyi okuyan ağabeyinin şüphesi üzerine Harvard eğitimli 53 yaşındaki matematikçi Ted Kaczynski, Montana'daki ilkel kulübesinde patlayıcılarıyla birlikte ele geçirildi.

‘Unabomber’, 18 yıl süresince sağa sola yolladığı bombalı mektup ve paketlerle üç kişinin ölümüne, 26 kişinin de yaralanmasına ya da sakat kalmasına neden olmuştu. Kulübeyi didik didik eden FBI ajanları, 35 bin kelimelik manifestonun kulübede bulunan daktilo tarafından yazıldığını belirledi. Davanın en önemli delillerinden biri de DNA testi oldu. ‘Unabomber’ın üniversite ve havayollarına gönderdiği mektuplardaki pulların arkasındaki tükürük lekelerine DNA testi yapıldı. Kaczynski, sonunda suçunu itiraf ederek idamdan kurtuldu, ancak müebbet hapisten kurtulamadı.

Vize için DNA testi

Anne-babaları Almanya'da bulunan Iraklı çocuklardan vize için DNA testi isteyen Almanya'dan sonra Çek Cumhuriyeti de benzer uygulama başlattı. Çek Cumhuriyeti, bu ülkede yaşayan ve çocuklarını yanlarına almak isteyen Türk vatandaşı bir çiftten DNA testi istedi. İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Merkezi (DETAM) Başkanı Prof. Asım Cenani'nin verdiği bilgiye göre merkez kurulduğundan bu yana ilk kez vize başvurusu için geçtiğimiz günlerde DNA testi gerçekleştirdi.

Türkiye'de DNA testi Adli Tıp Kurumu, İstanbul Adli Tıp Enstitüsü, Ankara Emniyet Kriminoloji Dairesi'nde yapılıyor. 1992 yılından bu yana DETAM'da şahıs, nesep ve kriminel lekelerin kime ait olduğunun belirlenmesi için testler yapıldığını kaydeden Cenani, bu süre zarfında 1500 dosyanın incelendiğini söyledi.

DETAM'da Adli Tıp Kurumu'nun isteği üzerine olduğu gibi teşhis ve tedavi amaçlı DNA testi yapılıyor. DNA testi 1 haftada sonuçlanıyor ve 50 milyon TL'ye mal oluyor. Üçlü bir karşılaştırma yapmak için 150 milyon ödemek gerekiyor.

DNA kimlik kartı

DNA nedir?

Dezoksiribonükleik asit (DNA) canlıların oluşması ve canlılığın devamını, her türlü işlevini görmesini sağlayan genetik programdır. Yumurta spermle döllendiğinde anneden 23 ve babadan 23 olmak üzere 46 kromozomdan oluşur. Genleri taşıyan kromozomlar ise DNA denilen kimyasal bir dille programlanır. DNA mikroskop altında dört renkte görünür. Dört renk A, T, C ve G harfleriyle adlandırılır. Dünyadaki tüm canlılar bu dört harfin yani rengin değişik sıralamalarla yan yana dizilmesinden oluşur. Ve DNA dizinlerinin üç milyar farklı kombinasyonu vardır.

DNA testi nedir?

Tek yumurta ikizleri dışında iki kişinin aynı genetik şifreye sahip olma olasılığı iki milyonda bir ihtimaldir. Bu durumda karşılaştırma yaparak, DNA'sı alınan dokunun kime ait olduğu ya da DNA yapılan kişilerin yakınlık derecesi tesbit edilebilir.

DNA testi için ne gereklidir?

Tüm vücuttaki DNA yapısı aynıdır, mezarda bile uzun yıllar değişmeden saklanır. Kan, sperm, tükürük, saç, kıl, hatta tere bile DNA testi uygulanabilir.

Hangi durumlarda DNA testine başvurulabilir?

Nesep tayini, kimlik belirleme, hastalığın teşhis edilmesi ve tedavisinde.

Babalık testi nasıl yapılıyor?

Nesep tayini için anne ve babanın DNA örneklerinin alınıp, çocuğun DNA yapısıyla karşılaştırılması gerekiyor. En az yüzde 99 oranında bir benzerlik akrabalığı ispatlayabilir.

Yanakta DNA testi

Anne-baba tayini gibi akrabalık ilişkilerinin belirlenmesi için yapılan DNA tespiti, artık yanağın içinden alınan hücrelerle de gerçekleştiriliyor. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı ve Adli Hemogenetik Merkezi yöneticisi Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, DNA tespiti için örnek alımında kan yerine, yanağın iç kısmından alınan hücrelerin kullanılmaya başlandığını söyledi.
Yeni yöntemin "Yanak Kazıma" olarak adlandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kalfoğlu, "DNA tespiti için kan yerine özel pamuklu çubukla yanak içinden alınan hücreleri kullanıyoruz. Bu uygulama ile akrabalık tayininde yüzde 99.99 oranında doğru sonuç alıyoruz" diye konuştu.

Enfeksiyon tehlikesi yok
Türkiye'de ilk defa uygulanmaya başlayan bu tekniğin sağlık açısından daha uygun olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kalfoğlu, "Bu yöntem vücudun bütününü rahatsız etmiyor, kişiye acı vermiyor, enfeksiyon riskini de ortadan kaldırıyor" dedi. Kalfoğlu, söz konusu yöntemin özellikle Anadolu mahkemelerinden intikal eden babalık tayinleri davalarında da büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti.

Yaşayanlar için
"Yanak kazıma" tekniğinin maliyetinin de daha düşük olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, "Bu yöntemin diğer yöntemlerden farkı ise DNA'ları tespit edilecek kişilerin canlı olmaları zorunluluğu" şeklinde konuştu.

DNA testi için mezar açmaya son


İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersi Kalfoğlu, “y kromozomu” adlı yeni bir yöntemle, artık DNA testi için mezar açmaya gerek kalmadığını söyledi. Prof. Dr. Kalfoğlu yaptığı açıklamada; “Erkeklik, ‘y kromozomu’ olarak adlandırılan bir DNA parçasında saklıdır. Babalar oğullarına bu DNA parçasını aktarır ve cinsiyetlerini belirler. Her babanın “y kromozomu” yalnız ona özgüdür ve onu hiç değiştirmeden oğluna verir... Baba yoksa, babalık tayini için amcaların veya kardeşlerin kanlarını incelemek yeterli olur” dedi.

DNA testi artık çok kolaylaşıyor

Bir İngiliz patolojist şimdiye kadar bir haftada yapılabilen DNA testinin 6 saatte gerçekleştirilmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Leeds Üniversitesi araştırmacılarından Ian Findlay'in buluşu ayrıca önceden en az 200 kadar hücre gerektiren testin sadece bir hücre kullanılarak yapılmasını da mümkün hale getirdi. Adli Tıp uzmanları Findlay'ın yöntemi sayesinde artık iz bırakmadan suç işlemenin olanaksız olacağını, yani her suçun failinin mutlaka bulunabileceğini belirttiler. Findlay'in yönteminde suç mahallinde bulunan bir kepek tanesi, küçük bir saç teli veya tek bir sperm hücresi bile DNA testi için yeterli oluyor.

DNA'yla suçlu avı

İngiltere'de 1995 yılının Nisan ayından bu yana karakola düşen her şüpheliye DNA testi uygulanıyor. Eğer kişinin suç işlediği kanıtlanırsa, DNA testi sonsuza kadar DNA bankasında saklanıyor.

11 Ağustos 1995 yılında yakalanan bir soyguncu, yakasını kanuna bu yöntemle kaptıran ilk kişi oldu. Soyguncunun olay mahalinde bulunan kan lekesine DNA testi uygulandı ve bu daha sonra karşılaştırma yapmak üzere Adli Tıp Bilim Servisi'ne (FSS) ait data bankasının bilgisayarına yüklendi. Bilgisayarın yaptığı arşiv taraması sonucunda soygunun gerçekleştiren kişinin eski bir mahkum olduğu anlaşıldı.

İngiltere'de bu uygulamanın başarıyla sonuçlanmasının ardından Alman Adalet Bakanlığı da DNA data bankası oluşturmaya hazırlanıyor. DNA analizi, son teknoloji sayesinde ucuzladı ve daha da hız kazandı. Bir saç teli veya bardak üzerindeki minik bir ter lekesi DNA testi yapılmasına yetiyor. Bir kişinin başka bir kişiyle aynı genetik şifreyi taşıma ihtimali 1-15 milyon arasında değişiyor. Bu da suçluyu yakalama konusunda polisin işini bir hayli kolaylaştırıyor.

Şimdi Alman yetkililer, suçluların genetik şifrelerini bilgisayarlara yükleyerek, suç oranını düşürmeyi umuyorlar. Gelecek yasama yılında DNA data bankası oluşturulmasıyla ilgili yasa tasarısının Federal Parlamento'ya sunulması bekleniyor.

Buna göre, cinsel taciz ya da tecavüz suçu işleyenler ile en az 1 yıl hapis öngören hırsızlık suçundan ceza almış kişilerin DNA profili data bankasında fişlenecek. Kişiye ait DNA analizleri en çok 20 yıl saklanabilecek. Yani cinayet suçundan mahkum giyip 15 yıl hapis yatan bir katilin, data bankasındaki DNA profili serbest kaldıktan 5 yıl sonra silinecek. Ayrıca DNA testi yapılan kişiye ait doku analiz sonrasında hemen imha edilecek, saklanmayacak.

Alman data bankasında kullanılacak DNA analiz metodu, sadece şahıslar belirlenebiliyor. Bu DNA profillerinde ait olduğu şahsın kişiliği ya da taşıdığı hastalıklarla ilgili genetik kodları görmek mümkün değil. Adli tıpla ilgili çalışmalar yapan Peter Schneider, ‘Bizim uyguladığımız DNA analizinde sadece cinsiyetle ilgili detay görülebiliyor’ diyor.

Cep cihazıyla DNA testi


ABD'nin Michigan Üniversitesi'ndeki bilim adamları, birkaç dakika içinde DNA testi yapabilen çok küçük boyutta bir analiz cihazı geliştirmekte olduklarını açıkladılar. Bugün uygulunan DNA teknolojisinden çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sonuç verecek olan portatif cihaz, cebe sığacak kadar küçük olduğu için ‘‘cep laboratuvarı’’ diye tanımlanıyor. Araştırma ekibinde yer alan genetik uzmanı David Burke, Science bilim dergisine yazdığı makalede, cep laboratuvarının polis ve hekimlere kısa sürede teşhis imkanı sağlayacağını belirtti. Geleneksel DNA testinin günlerce sürdüğünü ve yüzlerce dolara mal olduğunu kaydeden Burke, polisin olay mahallinde bulunan DNA örneklerini fazla beklemeden derhal analiz edebileceğini, böylelikle soruşturma sürecinin hızlanacağını bildirdi.

Hekimler de örneğin bir enfeksiyona müdahale edecekleri zaman, en uygun antibiyotiğin hangisi olduğunu bu küçük alet sayesinde birkaç dakika içinde belirleyecekler. Laboratuvar kurmanın çok maliyetli olduğu üçüncü dünya ülkelerinin cep laboratuvarından yararlanabileceği de belirtiliyor.

Cep laboratuvarında analiz edilecek örneğin sıvı olması gerekiyor. Araştırmacılar, bir virgülün onda biri kadar büyüklükteki bir sıvı zerresinin analiz için yeterli olduğunu belirtiyorlar. Birçok şirketin bu tür cihazlar üzerinde çalıştığı, cep laboratuvarlarının 15 yıl içinde ev kullanımına yönelik olarak piyasaya sürüleceği kaydedildi.

Jandarma DNA testi yapacak

Jandarma kriminal laboratuvarlarında DNA testleri de yapılabilecek. Resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğe göre, Jandarma kriminal uzmanlarının yüksek lisans eğitimi yapmaları teşvik edilecek, ihtiyaç duyulan alanlarda uzmanlar devlet tarafından yurtdışında eğitime gönderilecek. Jandarma Kriminal laboratuvarlarında parmak izi, balistik, sahtecilik, patlayıcı maddeler, kimya, biyoloji, ses analizi, teknik fotoğrafçılık, araştırma-geliştirme gibi bölümler olacak. Biyoloji bölümlerinde saç, kıl, kan, sperm, kemik, diş ve benzeri biyolojik delillerin incelenmesinin yanısıra büyük kriminal merkezlerde DNA analizleri yapılabilecek.

TITANIC’te ölenlere DNA

Kanadalı bilim adamları, Atlantik Okyanusu’nun kuzeyinde 1912 yılının Nisan ayında buzula çarparak batan Titanic gemisinde hayatını kaybedenlerin kimliklerini DNA testiyle tespit edecekler.
Çıktığı ilk yolculuğunda batan Titanic’te 1500 kişi vardı ancak bunlardan 150 kadarının cesedi bulunarak Kanada’nın Halifax kentinde toprağa verilmişti. Gelgelelim bunlardan 43’ünün kimliği tespit edilememişti. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen üç aile, yakınlarının tespit edilmesi amacıyla mezarların açılması ve DNA testi yapılması konusunda gerekli makamlardan izin aldı.
Kanada’nın Newfoundland bölgesinin 600 kilometre güneyinde, 3 saat içinde buzlu sulara gömülen Titanic’ten 700 kadar kişi kurtulmayı başarmıştı.

Şempanzeye DNA testi

Los Angeles hayvanat Bahçesi'ndeki uzmanlar, maymunların kendilerinden gizli saklı birtakım işler çevirdiğine kesin inanmış durumdalar. Bahçedeki dört erkek maymundan üçü 1996 yılında kısırlaştırılmış. ‘‘Toto’’ adlı 45 yaşındaki dördüncü maymuna ise, ‘‘kendinden başka kimseye cinsel ilgi duymadığı için’’ dokunulmamış. İki yaşındaki ‘‘Ripley’’ ile dört yaşındaki ‘‘Glenn’’ ise fazla küçük olduklarından, nasıl olsa baba olamazlar diye ameliyat edilmemişler.

Şempanzelerin neden ameliyat edildiğine gelince... O kadar çok seks yapıyorlarmış ki, nüfusları hızla artmış ve hayvanat bahçesinde şempanzeleri barındıracak yer kalmamış. Önce dişilere doğum kontrol hapı vermeyi denemişler. Ancak dişiler hapları yavrularla erkeklere yedirince, ameliyat kararı alınmış.

DNA testiyle bu sırrın çözüleceği umudunu taşıyan uzmanlar, bazı olasılık hesapları da yapmıyor değiller. Özellikle erkek yavrulardan kuşkulanıyorlar. Çok nadir görülmekle birlikte, şempanzelerde yavruların da dişileri dölleme yeteneğine sahip olabildikleri biliniyor.

Diğer bir ihtimal de ameliyatların başarısız olması. İnsanlarda yüzde 1 hata payı olan sperm kanalını bağlama operasyonu, bazen maymunlarda beklenen sonucu vermeyebiliyor. Bu görüşü savunan kişi, hayvanat bahçesinin müdürü Vicki Bingaman. Ancak hayvan sağlığı bölümünün müdürü Charles Sedgwick aynı fikirde değil; ‘‘Bu ameliyatta insan ve hayvan arasında hiçbir fark yoktur’’ diyor.

Cesetlere DNA testi

Hizbullah tarafından kaçırılan ve işkence edilerek öldürülen 10 işadamından üçünün cesetleri yakınları tarafından tesbit edildi. Önceki gün tesbit edilen Salih Dündar’ın ardından dün de Ramazan Yaşar ve eniştesi Cihagir Gafari Negis, aileleri tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak toprağa verilmek üzere Malatya’nın Pötürge ilçesine götürüldü. Hizbullah’ın Üsküdar’daki ölüm evindeki bahçeden teker teker çıkartılan ve Adli Tıp Kurumu morguna getirilen işadamlarının cenazeleri bir bir tesbit ediliyor.

DNA TESTİ İSTEYECEKLER

Yaklaşık üç gündür Adli Tıp’ta bulunan cenaze yakınları bir türlü tesbit edemedikleri yakınları için DNA testi yapılmasını istediler. Bugüne kadar tesbit edilen Salih Dündar, Ramazan Yaşar ve Cihangir Gaffari Negis’in yakınlarının dışında tesbit edilemeyen 7 ceset için DNA testi isteyen cenaze yakınları, “Bu cenazeler buraya getireli yaklaşık 4 gün oldu ve aileler tek tek 10 cesede bakarak herkes yakınına ait bir iz aradı ama cesetler çürüdüğü için bulunamadı. Biz yakınları olarak bu cesetlerin bizlere ait olduğuna emin olmak için DNA testi istiyoruz” dediler.

VELİOĞLU DA ALINDI


Hizbullah’ın lideri olarak bilinen ve geçtiğimiz hafta Beykoz’da düzenlenen polis operasyonunda ölü olarak ele geçirilen Hüseyin Velioğlu’nun cesedi kayın pederi Gaffi Tunç ve kardeşi Hayrettin Yılmaz tarafından teslim alındı. Önceki gün polis tarafından gözlem altına alınan ve Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulanan Velioğlu’nun yakınları serbest bırakıldı. Fatih Cenaze İşleri Müdürlüğü’nden defin evraklarını tamamlayan Velioğlu’nun yakınları Hizbullah’ın lideri Hüseyin Velioğlu’nu Adli Tıp Kurumu’ndan alarak toprağa verilmek üzere Batman’a götürdü.

DNA Motor Geliştirildi

Çeşitli ülke bilim adamlarından oluşan bir grup, DNA kullanarak motor geliştirildiğini açıkladı. Yeni teknoloji kullanılarak geliştirilen moleküler elektronik devreler, silikon yongalardan daha küçük ve binlerce defa daha hızlı olacak. Bu sayede elektronik cihazların, bugünkü boyutlarından binlerce kez daha küçük boyuta indirilebileceğine değinen bilim adamları, bilgisayar yongalarının, kumaştan, insan vücuduna kadar birçok yerde kullanılabileceğini bildirdi.

Bilgisayarların, DNA motorlarla çok küçük boyuta indirilebileceği ve hızlarının bugünkünden çok daha fazla olabileceği kaydedildi. Yeni teknolojiyle halihazırda kullanılan boyutlara 10 bin defa daha fazla parçanın konulabileceği ve üç boyutlu düzenlemelerin yapılabileceği bildirildi. Hücrelerin çekirdeğinde bulunan DNA’lar, canlının yaşamını sürdürmesini sağlayan bilgileri taşıyor.
Kadınlar DNA testi hakkinda aciklamalar DNA testi konusunda bilgiler.

Daha yeni Daha eski

İletişim Formu